![]() |
|---|
![]() |
ALLAH’IN AYETLERİNİ GÖREBİLMEK Evrenin ve içindeki herşeyin, en küçük detaylarına kadar, sonsuz güç ve ilim sahibi Allah tarafından yaratıldığı açık bir gerçektir. Etrafımızda gördüğümüz herşey Allah'ın varlığının kesin birer delilidir. Allah’ın varlık delillerini her yerde görmek mümkündür. Yüce Rabbimiz’in büyüklüğünü, yüceliğini, gücünü ve kudretini kavrayabilenler için, gökyüzündeki tonlarca ağırlıktaki bir yağmur bulutu, bir kelebeğin kanadı bile Allah’a iman etmek için yeterlidir. Tüm varlıkları yaratan ve her an kontrolünde tutan Allah’ın, eşsiz ve benzersiz sanatıyla yarattığı mucizevi tasarımlarını sergilemediği tek bir santimetrekare yoktur. Bu eserlerin sadece biri bile, bir insanın -Allah’ın dilemesiyle- iman etmesine sebep olabilir. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur: Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz? Kuran'da Allah'ın varlık delilleri olan herşey "ayet" olarak tanımlanır. Allah'ın ayetleri, tüm evrende ve insanın kendi nefsinde de vardır. Kuran'da bu gerçek şöyle ifade edilmiştir;
Allah, evrende tanık olduğumuz bütün olayları sebeplere bağlı yaratmıştır. Bilim de bu kuralları açıklayabilmek için, bu sebepleri incelemektedir. Bilim adamları doğadaki bütün olayların, doğa kanunlarının sebep-sonuç ilişkisi çerçevesinde gerçekleştiğini düşünür. Hatta doğal bir olayın bilimsel olabilmesi için bu ilişkinin şart olduğunu iddia ederler. Anca bunu iddia edenler oldukça büyük çelişki yaşamaktadırlar. Elbette bazı şeyler -bilimsel olgular da dahil -aslında bir sebebe dayanır ama her şey, bir sebep olmadan da var olabilir. Bu gerçeği bazı bilim adamları da itiraf ederler. Ve doğaldır, bilimin sebep-sonuç ilişkisi içinde açıklamaya çalıştığı her olay, insanlarda ülfet oluşturmaktadır. Oluşan ülfet perdesi de, küçük bir örnek olan tohuma bile basit bir açıklama getirmemize neden olmaktadır. Oysa Allah’ın yarattığı herşey mucizevi özelliklere sahiptir. Her birinde bilimin doğal sebepler olarak açıkladığı, ancak gerçekte Allah’ın eşsiz yaratma sanatına delil oluşturan muhteşem detaylar vardır. Küçücük bir tohum, ait olduğu bitkinin bütün özelliklerini taşıyan bilgi içermektedir. Minicik bir tahta parçası(!), hangi bitkiye aitse, o bitkiyi oluşturmakta, şeftalileri, hindistan cevizini, armutları, kayısıları, böğürtlenleri, portakalları, karpuzları, biberleri, domatesleri ve hatta onlarca metre yüksekliğindeki ağaçları meydana getirmektedir. Ancak çoğu insan bu konuya, “işte bu tohum toprağa ekiliyor, zamanla su ve güneş ışığının etkisiyle büyüyüp, ait olduğu bitkinin oluşumuna neden oluyor” şeklinde basit bir açıklama getirmektedir.
İnsanların çoğu, Allah'ın varlığına inanıyor olsalar da, Allah'ın "herşeyi yaratıp kendi haline bıraktığı" –Allah’ı tenzih ederiz- sonra bu düzenin kendi kendine devam ettiği şeklinde sapkın bir inanca sahiptirler. Oysa evrende meydana gelen bütün olaylar, Allah'ın izniyle, O'nun bilgisinde ve kontrolünde gerçekleşir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, yalnızca kendi vücudu hakkında düşünse, çok üstün bir yaratılışın eseri olduğunu anlayabilir. Örneğin; vücudumuzdaki damarların toplam uzunluğu 100.000 kilometreden fazladır. Damarlarımız uç uca eklendiğinde dünyanın etrafını 2,5 defa dolaşacak bir uzunluğa erişir. Ayrıca vücudumuzda son derece düzenli işleyen, birbiriyle uyumlu kompleks sistemler vardır. Bu da, tüm evren gibi insan vücudunun da üstün bir akıl tarafından tasarlanarak yaratıldığını göstermektedir. Akıl sahibi insanlar için her yerde Allah'ın delillerinin bulunduğu ayetlerde şöyle bildirilmektedir: "Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler (deliller) vardır. Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." Al-i İmran Suresi, 190-191 İnsan tek bir tohum tanesinde bile Rabbimiz'in gücünü ve büyüklüğünü görebilir. İşte bu nedenle, Allah'ın varlığına kanaati gelen bir insanın, karşılaştığı güzellikler üzerinde düşündükçe inancı pekişecek, imanı güçlenecektir. Çünkü tüm varlıkları, alemlerin Rabbi olan Allah yaratmıştır ve yeryüzünün her santimetrekaresinde O'nun kudreti hakimdir. Evrendeki her detay, sonsuz kudret ve ilim sahibi Allah'ın varlığını bize kanıtlayan açık birer delildir. Ancak insanın, göklerde ve yerde sürekli yaratılan bu delilleri görmemesi, Allah'ın sonsuz gücünü takdir edip, iman etmesini engeller.
|
|---|
![]() |
|---|